Category Archives: Dış Politika

11 EYLÜL’DEN BOSTON MARATONU’NA ABD’DE İSLAMOFOBİ

Bu analiz 21 Nisan 2013 tarihinde Star Gazetesi Açık Görüş‘te yayınlanmıştır.

11 Eylül’dekinin aksine, Başkan Obama’nın Boston saldırısı sonrasında dikkatli bir dil kullanması ve insanları salt şüpheler üzerinden hareket etmemeleri için uyarması iyiye işaret. Ancak bu Amerikan Müslümanlarını yatıştırmaya yetmeyebilir zira işlemedikleri bir suç yüzünden dikkatli olmak zorunda kalacaklar.

11 Eylül 2001 sabahı bir yaşındaki oğlumu Manhattan’ın Yukarı Batı Yakası (Upper West Side) tabir edilen bölgesindeki kreşine bıraktığımda İkiz Kuleler’in birine bir uçağın çarptığı haberini almıştım. Arabayla kuleler istikametinde Henry Hudson Otoyolu’nda seyrederken Manhattan’ın güneyinden yükselen dumanları görmemek imkansızdı. Sol şeritten geçen güvenlik ve itfaiye araçlarının sayısı hayatımda görmediğim kadar fazlaydı. Radyoda ikinci bir uçağın diğer kuleye çarptığını ve iki ayrı uçaktan da haber alınamadığını öğrenmiştik. Yanımda oturan eşime ‘failler inşallah bizimkiler değildir’ demiştim. Bugün de Boston’da yaşayan Müslümanların benzer bir ruh hali içerisinde olduğunu tahmin etmek zor değil. Continue reading 11 EYLÜL’DEN BOSTON MARATONU’NA ABD’DE İSLAMOFOBİ

İSRAİL’İN ÖZRÜ VE AMERİKA’NIN SURİYE POLİTİKASI

Bu analiz 13 Nisan 2013 tarihinde Star Gazetesi Açık Görüş’te yayınlanmıştır.

ABD’nin Türkiye-İsrail’in ilişkilerinin normalleşmesi konusundaki çabalarını ABD’nin Suriye politikasında ciddi bir değişikliğe gideceğine yormak isabetli olmayacaktır. ABD yönetimi için Suriye’de rejimin devrilerek yeni bir düzen kurulmasından ziyade krizin yönetilmesi ve bölgesel etkilerinin sınırlandırılması öncelik arz ediyor.

İsrail’in Başkan Obama’nın nezaretinde Türkiye’den özür dilemesi hem zamanlaması hem de rasyonalitesi açısından birçok tartışmaya neden oldu. Netanyahu’nun özür sonrasında Suriye meselesini gerekçe göstermesi İsrail kamuoyunun tepkisini kontrol etme girişimi olarak okunmalı ancak bu konu tek başına İsrail’in Türkiye’yle ilişkileri düzeltmek istemesi için yeterli bir neden olmaktan çok uzak. Türkiye’nin özür konusundaki kararlı tavrı, İsrail’in Arap devrimleri sürecinde ortaya çıkan bölgesel istikrarsızlıkla birlikte giderek yalnızlaşmasına katkı sağladı. Barış Süreci’nden İran’ın nükleer programına kadar birçok meselede uzlaşmaz tavrıyla Obama’yı Ortadoğu’da zor durumda bırakan Netanyahu’nun bu özrü, İsrail’in bölgede giderek yalnızlaşmasına bir çare olarak gördüğü kesin. Normalleşme sonrası özellikle Suriye ve diğer bölgesel meselelerde Türkiye’yle diyalog kurma imkanı bulacağını hesaplayan İsrail, Türkiye’yle ilişkilerin 1990’lardaki seviyeye çıkmasının mümkün olmadığının da farkında. İsrail’in bölgede sert, uzlaşmaz ve sadece güvenlik odaklı politikaları devam ettikçe Türkiye’yle ilişkileri de sınırlı kalacaktır. Continue reading İSRAİL’İN ÖZRÜ VE AMERİKA’NIN SURİYE POLİTİKASI

OBAMA İSRAİL’İ NEDEN DESTEKLİYOR?

Bu analiz 2 Aralık 2012 tarihinde Star Gazetesi Açık Görüş‘te yayınlanmıştır.

Obama’nın Gazze krizi karşısında takındığı tavır, ikinci döneminde daha cesur bir dış politika izlemesini bekleyenleri hayal kırıklığına uğratmış görünüyor.

İkinci dönem seçilmek için İsrail lobisini karşısına almaktan çekinen Obama, Netanyahu’dan memnuniyetsizliğini ancak dolaylı yollardan ifade etmişti. Tarihin en fazla Amerikan seçimlerine karışan İsrail Başbakanı karşısında Obama belki de en az İsrail iç politikasına karışan Amerikan başkanı olarak kayda geçecek. Netanyahu’yla sorunlarına rağmen Obama’nın Amerikan Musevilerinden aldığı yüksek oyların dağılımı bu oyların kritik etkisi olmadığını gösterdi. Thomas Friedman başkanlık seçiminden hemen sonra yayınlanan yazısında, İsraillilerin Obama’nın seçim sonrası Netanyahu’dan ‘öç almaya’ çalışıp çalışmayacaklarını sorduklarını aktarıp, Başkan’ın özellikle ekonomiyle meşgul olduğunu dolayısıyla Ortadoğu’nun gündemin başında olmadığını yazıyordu. Obama’nın bu tavrının İsrail açısından hem avantajlı hem de dezavantajlı yanları var. Bu, Obama’nın ikinci döneminde İsrail-Filistin barış sürecinin tekrar canlandırılması için fazla enerji sarfetmeyeceği dolayısıyla Netanyahu’yu sıkıştırmayacağı anlamına gelebilir. Öte yandan ABD’nin İran’a askeri bir operasyondan uzak durması İsrail’i endişelendiriyor. İsrail’in İran konusunda artık kendi başının çaresine bakmak zorunda söylemek zor elbette ama Obama’nın İsrail adına maliyet ödemek istemediği açık. Continue reading OBAMA İSRAİL’İ NEDEN DESTEKLİYOR?

ABD NORMALLEŞİYOR!

Bu analiz 11 Kasım 2012 tarihinde Star Gazetesi Açık Görüş‘te yayınlanmıştır.

Yeni dönemde ABD’nin Ortadoğu’da görünürlüğünün azalacağını öngörebiliriz. Obama yönetimi Ortadoğu’ya dışarıdan bir düzen empoze etme çabasının ABD’ye zarar getireceğinin farkında.

Obama’nın ikinci başkanlık döneminde de Ortadoğu politikasının şekillenmesinde görece ‘minimalist’ tavrını devam ettireceğini söyleyebiliriz. Bölgeyi ‘büyük çözümler’ üzerinden şekillendirme iddiasından uzak duran ancak ulusal hayati çıkar olarak tanımladığı enerji piyasalarının istikrarı, İsrail’in güvenliği ve terörle mücadele konularını önceleyen bir Amerikan politikası beklemek gerçekçi olacaktır. Önümüzdeki on yılda küresel bir strateji değişikliğini hayata geçirmeye çalışacak olan ABD, Ortadoğu politikasını da yeni Asya-Pasifik stratejisinin gerekleri çerçevesinde şekillendirmeye çalışacaktır. Continue reading ABD NORMALLEŞİYOR!

OBAMA’NIN SEÇİM ZAFERİ VE CUMHURİYETÇİLERİN SİYASAL KİMLİK KRİZİ

Bu analiz 9 Kasım 2012 tarihinde Star’da yayınlanmıştır. 

Obama’nın ikinci kez başkan seçilmesi ABD iç siyaseti açısından önemli yapısal değişikliklerin perçinlenmesi anlamına geliyor.

2008’de ilk kez bir siyahi başkan seçilmesi daha büyük bir toplumsal değişimin göstergesiydi. Genç nesil sekiz yıllık oğul Bush döneminin ürettiği ekonomik çöküntü, Afganistan ve Irak savaşları ve ABD’nin genel olarak uluslararası itibar kaybına itiraz etmişlerdi. Obama’nın değişim sloganını benimseyen bu nesil 2012’de değişimin ivmesinden memnun değildi ve Obama da bunu itiraf ediyordu zaten. Ancak 2008’de başlatılan bu ‘başkaldırı’ 2012’de perçinlenmez ve ülke kendi içerisinde ciddi bir kimlik krizine girmiş Cumhuriyetçilere emanet edilirse, ABD’nin hem iç sorunları hem de uluslararası liderliği ciddi bir tehdit altına girecekti. Continue reading OBAMA’NIN SEÇİM ZAFERİ VE CUMHURİYETÇİLERİN SİYASAL KİMLİK KRİZİ

Başkanlık Seçimleri Sonrasında ABD’nin Ortadoğu Politikası

Erol A.Cebeci, Kadir Üstün ve Kılıç Kanat’ın hazırladığı çalışmada, ABD’nin çıkarlarındaki devamlılıklarla yeni yönetimin yaratacağı farklılıklar bir arada analiz ediliyor.

Analizi PDF Olarak İndir

Analiz Kasım 2012 başkanlık seçimlerinin ABD’nin Ortadoğu politikasına muhtemel etkilerini tartışmaktadır. Başkan Barack Obama’nın geçtiğimiz on yıldaki icraatını, başkan adayı Mitt Romney’nin ise seçim vaatlerini baz alan değerlendirmede ABD’nin ulusal çıkar olarak tanımladığı meselelerde her iki aday tarafından nasıl politikalar izlenebileceğine ilişkin öngörülerde bulunuluyor. Arap devrimlerine yaklaşım, Irak, İran ve İsrail politikaları olarak dört başlık altında toplanan analizde, ABD’nin önümüzdeki dört yıl içerisinde belli adımlar atması gerektiği konulara odaklanılıyor. Analizde, ABD’nin Mısır, İsrail, Suriye, Irak ve İran politikalarının kısa dönemde nasıl değişebileceğine de yer veriliyor.

Continue reading Başkanlık Seçimleri Sonrasında ABD’nin Ortadoğu Politikası